Dijital göz yorgunluğu ve hakkında bilmediğiniz gerçekleri

Dijital göz yorgunluğunun belirtilerinin bulanık görme, gözlerde yanma hissi, kızarıklık, sulanma, göz ağrısı, odaklanma zorluğu, çift görme, kuru göz belirtileri ve göz yorgunluğu olduğunu belirten Prof. Dr. Burak Turgut, baş ağrısı, boyun ve el bileği ağrılarının da bu hastalığın diğer belirtileri olduğunu belirtti.

Dijital göz yorgunluğu ve hakkında bilmediğiniz gerçekleri

Dijital göz yorgunluğunun belirtilerinin bulanık görme, gözlerde yanma hissi, kızarıklık, sulanma, göz ağrısı, odaklanma zorluğu, çift görme, kuru göz belirtileri ve göz yorgunluğu olduğunu belirten Prof. Dr. Burak Turgut, baş ağrısı, boyun ve el bileği ağrılarının da bu hastalığın diğer belirtileri olduğunu belirtti.

Dijital göz yorgunluğu ve hakkında bilmediğiniz gerçekleri
18 Ağustos 2018 - 15:42

Akıllı telefon, tablet ve bilgisayarların kullanımının artmasından sonra başlayan yeni bir hastalık türü olan dijital göz yorgunluğu "çağın hastalığı" olarak nitelendiriliyor. Dijital göz yorgunluğu hakkında bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Burak Turgut, hastalığın bilgisayar kullanımı sırasında ortaya çıktığını ve bilgisayar kullanımıyla da ilişkili olduğunu söyledi.

Hastalığın sadece bilgisayar kullanımıyla değil; tablet, oyun konsolu, akıllı telefon, elektronik kitap okuyucu gibi ekranlı cihazların aşırı kullanımıyla da ortaya çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Burak Turgut, "Dijital bir ekranı izlemek basılı bir sayfayı okumadan farklılık göstermektedir.

Gazete, dergi veya kitap gibi basılı materyallerde bulunan harfler ve şekiller, genellikle belirgin sınırlı koyu siyah karakterlere ve arka plan ışıktan önemli derecede daha fazla kontrasta sahiptirler. Sağlıklı gözlerde odaklanma sorunlarına yol açmazlar.

Ancak ekranda bulunan harf veya karakterlerin arka planlarından ayrımını sağlayan kontrastlar ve keskin sınırlar yoktur. Çünkü ekranın merkezi parlak görülürken kenarları daha silik görülür. Ayrıca, ekrandaki parlama ve yansımalar da görüşü güçleştirir. Bu nedenle, ekrandaki karakterlere odaklanmak ve odaklanmayı sürdürmek gözler için zordur. Bu zorluk gözlerde yorgunluk ve ilişkili şikayetleri ortaya çıkarır" diye konuştu.

DİJİTAL GÖZ YORGUNLUĞUNUN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Dijital göz yorgunluğunun belirtilerinin bulanık görme, gözlerde yanma hissi, kızarıklık, sulanma, göz ağrısı, odaklanma zorluğu, çift görme, kuru göz belirtileri ve göz yorgunluğu olduğunu belirten Prof. Dr. Burak Turgut, baş ağrısı, boyun ve el bileği ağrılarının da bu hastalığın diğer belirtileri olduğunu ifade etti.

Dijital göz yorgunluğu hastalığının, bilgisayar kullanıcılarının yaklaşık yüzde 90'ında ortaya çıktığını ve özellikle günde 7-8 saat gibi uzun süreli olarak ekranlı cihazlarla çalışan veya vakit geçiren bireylerde daha sık görüldüğü belirten Prof. Dr. Burak Turgut, "Yakındaki cisimleri veya yazıları net görebilmek için gözlerimizin yakına odaklanması gerekmektedir.

Bunu sağlayan göz içi ve göz dışı kaslarımızdır. Uzun süreli olarak bu kasların kasılması hastalığa katkıda bulunmaktadır. Yakına bakıldığında ve bir cisme odaklanıldığında, dikkat verildiğinde hem odaklanma hem de göz kırpma sayısında azalma meydana gelmektedir. Bu durum kornealarımızın daha fazla açıkta kalmasına ve daha fazla kurumasına yol açmaktadır. Ayrıca klimalar, aşırı sıcak ve aşırı soğuk ortam, ortamdaki nemin azlığı, tedavi edilmemiş odaklanma sorunları, yanlış oturma pozisyonları da rahatsızlığa davetiye çıkarmaktadır" ifadelerini kullandı.

GÖZ İLE EKRAN ARASI MESAFENİN 50-70 SANTİM ARASINDA OLMALI

Dijital göz yorgunluğunun tedavisinde kırma kusurlarının düzeltilmesi, gözlük kullanılması ve göz kuruluğunun tedavisinin öncelikle yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Burak Turgut, ayrıca  bazı önlemler alınarak hastalığın azaltılabildiğini belirtti.

Göz ile ekran arası mesafenin 50-70 santim arasında ayarlanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Burak Turgut, "Bu pratik olarak yaklaşık bir kol mesafesine denk gelmektedir. Ekran mümkün olduğunca uzakta olmalıdır, görme için puntolar büyütülmelidir.

Ekranın orta noktasının seviyesi gözlerimizin düz karşıya bakış hizasının yaklaşık 10-15 santim aşağısında olmalıdır. Bu hem kornealarımızın daha az havayla karşılaşmasını ve daha az açıkta kalmasını hem de gözyaşımızın daha az buharlaşmasını sağlayacağından şikayetleri azaltacaktır" önerisinde bulundu.

GÖZ SAĞLIĞINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLARA DİKKAT!

Çalışılan odadaki aydınlatma seviyesinin artırılması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Burak Turgut, "Çünkü etraftakinden daha parlak ekran ışığı göz yorgunluğuna neden olmaktadır. Bu nedenle baş üzerindeki parlak ışık seviyesi minimuma getirilmelidir. Masa lambasının ışığı masa üzerine düşürülmeli, kişi üzerine düşürülmemelidir.

Pencere ışığı ya da aydınlatmanın yandan veya kişinin arka tarafından gelişinin ayarlanması yararlı olacaktır. Bilgisayar ekranının pozisyonu da pencereden gelen veya tepe aydınlatmasından gelen ışığın parlama ve yansımaları azaltacak şekilde ayarlanmalıdır.

Ekran filtresi parlamaları engellemek için kullanılabilir. Ya da jaluzi veya perdeler bu amaçla kullanılabilir. Ekranın kontrastı da monitör ayarlarından azaltılmalıdır. Cam ekranlı cihazlarda parlamalar daha fazla olduğundan, bu ekranlarda mat ekran filtrelerinin kullanılması parlamaları azaltacaktır" şeklind konuştu.

20-20-20 KURALI

Gözlerin düzenli olarak dinlendirilmesi gerektiğinin üzerinde duran Prof. Dr. Burak Turgut bunun için bir de yöntem paylaştı.

"Bunun için basit ve pratik bir kural uygulanabilir. '20-20-20 kuralı.' Her 20 dakikada bir 20 feet (5-6 metre) uzaklıktaki bir cisme 20 saniye süreyle bakmak. Yani gözlerimizi yakın odaklanma işleminden uzaklaştırmak. Buna alternatif olarak bilgisayar karşısında çalışılan her 2 saatte 15 dakikalık ara vermek de gözlerimizi rahatlatacaktır.

Bilgisayar ve diğer ekranlı cihazlar karşısında çalışırken gözlükler kırma kusurunun tedavisi için kontakt lenslere tercih edilmelidir. Bu kontakt lenslerin daha da arttıracağı göz kuruluğunu önleyecektir. Ortam nemlendirici cihazlar nem oranını yüzde 30-60 arasında ve ortalama, yüzde 45 düzeyinde tutarak göz kuruluğunu rahatlatabilir."

Göz kırpma sayısının bilinçli olarak artırılmasının göz yüzeyinin nemliliğini koruyacağından kuruluk ve ilgili şikayetlerin engellenmesine yardımcı olacağını söyleyen Prof. Dr. Burak Turgut, "Normalde dakikada ortalama 12-14 kez gözlerimizi kırparız. Ekrana odaklandığımızda kırpma sayımız yaklaşık üçte bir ya da yarı oranında azalmakta, göz yüzeyi daha fazla açıkta kalmakta ve bu da gözümüzü kurutmaktadır. Yüksek rezolüsyonlu mat çerçeveli LCD monitörlerin kullanılması, eski CRT monitörlerin bunlarla değiştirilmesi ışık titremelerini en aza indirerek rahatlama yapacaktır" diye vurguladı.

Prof. Dr. Turgut, ayrıca "Ekranlı cihazlar, floresan ve LED ışıklar, mavi ışık, yani çok yüksek enerjili kısa dalga boylu görünür ışık (mavi-mor veya eflatun-menekşe renkli ışık olarak ta bilinirler) yaydıklarından netliği ve görsel kontrastı etkileyerek, parlama ve titremelere neden olarak dijital göz yorgunluğuna yol açabilirler. Bu nedenle filtreli gözlükler veya mavi-mor ışık için kaplamalı gözlükler kullanılabilir. Masa üzerine monitörden uzakta bir bölgeye veya klavye üzerine evrak tutucuların yerleştirilmesi, not tutucuların konulması gözlerin zaman zaman ekrandan başka yerlere bakmasını sağlayarak dijital göz rahatsızlığını azaltabilir." dedi.

Bu haber 1360 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum